Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından TİHEK Akademi Söyleşileri kapsamında "İnsan Onuru, Eşitlik ve Devlet-Hakların Korunmasında Kurumsal Aklın İnşası" konulu söyleşi düzenlendi.

        Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un katılımıyla gerçekleştirilen söyleşi, TİHEK Ana Bina Konferans Salonu'nda yapıldı.

        TİHEK Başkanı Vasip Şahin, programın açılışında yaptığı konuşmada, TİHEK'in insan haklarının, eşitliğin sağlanması, ayrımcılığın, işkence ve kötü muamelelerin önlenmesi noktasında kanunla yetkilendirilmiş, uluslararası sözleşmelere ve Birleşmiş Milletler şartlarına tabi bir kurum olduğunu, çalışmalarını bu doğrultuda yürüttüğünü vurguladı.

        REKLAM

        Söyleşinin merkezine aldığı konunun önemine dikkati çeken Şahin, katılımı dolayısıyla Mustafa Şentop'a teşekkür etti.

        Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise söyleşide yaptığı konuşmada, bir devletin büyüklüğünün yalnızca ne kadar güce sahip olduğu ile ölçülemeyeceğini belirterek, "Bir devletin gerçek gücü, kendi gücünü hukukla sınırlayabildiği zaman ortaya çıkar." dedi.

        Şentop, TİHEK'in devletin kendi uygulamalarına dışarıdan bakabilme, kendi yanlışını görebilme ve düzeltebilme mekanizmalarından biri olduğunu vurguladı.

        Devletin hatasını göstermenin devleti küçültmeyeceğini, hatayı görmezden gelmenin devlete zararlı olduğunu dile getiren Şentop, "Güçlü devlet eleştiriden korkan devlet değildir. Güçlü devlet eleştiriyi, hukuk içinde karşılayabilecek kadar kendisine güvenen devlettir. Bu sebeple insan hakları ile güçlü devlet arasında bir çelişki görmüyorum. Tam tersine insan hakları devleti zayıflatmak için değil, devleti adil, meşru ve daha güçlü kılmak için vardır. Asıl karşıtlık aslında devlet ile insan ve insan hakları arasında değildir. Asıl karşıtlık insan ile keyfi, hukuk dışı güç kullanımı arasındadır." ifadelerini kullandı.

        REKLAM

        - "İnsan hakları tartışmasını artık yalnız karakol, mahkeme ve cezaevi üzerinden yapamayız"

        Şentop, daha önce insan ve insan haklarının bir siyasi otoriteye, iktidara karşı mücadeleyle gelişmişken, günümüzde insan haklarıyla ilgili yeni tehditler ve risklerin ortaya çıktığını vurguladı.

        Keyfi gücün, insan hakları ihlallerinin artık bir şirketten, finans ve medya kuruluşundan, sosyal medyadan, bazen de kimin yazdığı, hangi ölçüyle çalıştığı bilinmeyen bir algoritmadan gelebildiğine işaret eden Şentop, şunları kaydetti:

        "Bu sebeple 21. yüzyılın insan hakları tartışmasını artık yalnız karakol, mahkeme ve cezaevi üzerinden yapamayız. Bugün telefonumuz, kişisel verimiz insan hakları alanındır. Yapay zeka insan hakları alanıdır. Sosyal medya insan hakları alanıdır ve giderek daha fazla demokrasinin dijital alanı da insan hakları alanı olmaya başlamıştır."

        REKLAM

        Bugün seçim güvenliğinin yalnızca sandığın ve oyların güvenliğinden ibaret olmadığını belirten Şentop, seçmenin iradesinin sandığa gitmeden önce sosyal medya ve algoritmalar aracılığıyla nasıl şekillendirildiğinin de sorgulanması gerektiğini ifade etti.

        Şentop, gerçek olmayan içeriklerin geniş kitlelere ulaştırılması, bazı siyasi görüş ve adayların algoritmalarla öne çıkarılması veya hesapların şirketler tarafından kapatılması gibi konuların artık teknoloji şirketlerinin iç meselesi olmaktan çıktığını, bunların demokrasi, seçme hakkı ve insan hakkı meselesi olduğunu vurguladı.

        ABD seçimlerinde Donald Trump'ın hesabının askıya alındığını anımsatan Şentop, farklı ülkelerde seçimlere yönelik benzer olaylara ilişkin örneklerden bahsetti.

        REKLAM

        Mustafa Şentop, "Şunu açıkça söylemeliyiz. Her yanlış bilgi ifade özgürlüğü değildir. Her hesabın kapatılması da otomatik olarak hak ihlali değildir. Şiddetle, suçla, sahtecilikle, organize manipülasyonla elbette mücadele edilmelidir. Yine bunu yaparken hukuk sınırları içerisinde, hukuk ölçüleri içerisinde hareket etmek gerekir." dedi.

        - İnsan hakları bir devlet ve insan kültürü meselesidir"

        Bir özel şirket milyonlarca insanın neyi görebileceğine, neyi göremeyeceğine tek başına karar verebiliyorsa, orada yalnız bir ticari güçten söz edilemeyeceğinin altını çizen Şentop, artık bir toplumsal, siyasi güçten bahseder hale gelindiğini söyledi.

        REKLAM

        Bugün insan haklarının önünde iki önemli mücadele alanı olduğunu değerlendiren Mustafa Şentop, şöyle konuştu:

        "Birincisi, devlet dışı büyük güçler karşısında insanı korumak. Bilhassa çok uluslu şirketlerin ortaya koyduğu sosyal medyadan, yapay zekadan ve bunların varyantlarıyla ortaya çıkan toplumsal ve siyasi etkilerinden insanı korumak. İkincisi de insan haklarını çifte standarttan, siyasallaşmadan ve coğrafi ayrıcalıklardan kurtararak gerçekten sahici bir şekilde evrensel hale getirmek."

        İnsan haklarının "norm", "kurumsal" ve "kültürel" olmak üzere üç farklı boyutu bulunduğunu anlatan Şentop, "İnsan hakları meselesi yalnız bir mevzuat meselesi değildir. Aynı zamanda bir devlet ve insan kültürü meselesidir." ifadesini kullandı.

        Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Ankara haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Ankara Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

        Benzer Haberler