Cumhurbaşkanı Erdoğan: Muhalefetin ne dediği, ne yaptığı ile ilgilenmiyoruz (2)
İLDANIŞMA MECLİSİ TOPLANTISINDA KONUŞTUCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılış töreni sonrası Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) mütevelli heyet toplantısına katıldı.
İLDANIŞMA MECLİSİ TOPLANTISINDA KONUŞTU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılış töreni sonrası Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) mütevelli heyet toplantısına katıldı. Buradan ayrılan Erdoğan, daha sonra sahilde bir restoranda gerçekleştirilen AK Parti Rize Genişletilmiş İl Danışma Meclis Toplantısı'na da katıldı. Burada partililere seslenen Erdoğan, "Bugün ana baba ocağım Rize'mizde yine dolu dolu bir gün geçiriyoruz. Cuma namazından sonra Valilik Meydanı'nda hem bizleri bağrına basan hemşerilerimizle kucaklaştık hem de toplam yatırım bedeli 10 milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin resmi açılışını gerçekleştirdik. Aynı törende 26 projemizin açılışını yaparken, 3 yeni yatırımın da temelini attık. Hizmete verdiğimiz ve temelini attığımız tüm projelerin Rize'mize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tamamlanan yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bütün kurumlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Rize'ye söz verdiğimiz diğer projelerimizin takibini de yakından takip ediyoruz. Başta şehir hastanemiz olmak üzere, bu yatırımları da inşallah ilimiz ve hemşerilerimizin istifadesine sunacağız. Her zaman söylüyorum; biz hamaset yapan değil, eserleriyle konuşan, hizmetleriyle konuşan bir hareketiz. Diğer 80 ilimizde olduğu gibi Rize'de de bugüne kadar hep eserlerimizle, yatırımlarımızla, icraatlarımızla konuştuk. Yaptıklarımızla yetinmedik; tam tersine hep kendimizle yarıştık. Çıtayı nasıl daha yukarıya taşırız, nasıl daha güzele, daha iyiye erişiriz, şehirlerimizi nasıl daha estetik, daha bayındır hale getirebiliriz, bunun hesabı içerisinde olduk. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Rizeli kardeşlerimizle birlikte 86 milyonu huzur ve refah içinde yaşatmanın mücadelesini veriyoruz. Sizlerin desteği ve duasıyla inşallah bu şuurla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
'TÜRKİYE YÜZYILI'NIN İNŞASI DA BAŞLAMIŞTIR'
Türkiye Yüzyılı'nın inşasının başladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, biliyorsunuz 14 Ağustos'ta AK Partimizin 25’nci kuruluş yıl dönümünü Başkent Millet Bahçemizde yüz binlerin katıldığı tarihi bir mitingle kutladık. Bu vesileyle hem teşkilatımızla, hem de milletimizle kavlimizi yeniledik. Eser ve hizmetlerle dolu 25 yıllık karnemizi halkımıza takdim ederken, gelecek çeyrek asra, yarım asra dair vizyonumuzu da paylaştık. Şunu bir defa sizlerin ve Rizeli hemşerilerimizin bilmesini isterim: Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık. İlk günkü gibi bu millete, bu ülkeye sevdalıyız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye'nin en dinamik, en vizyoner ufku itibarıyla en açık kadrolarına biz sahibiz. Tecrübeyle dinamizmi birleştirerek, derviş Yunus'un o veciz ifadesiyle 'Her gün yeniden doğarak, her dem taze kalarak' yolumuzda yürüyoruz. Büyük hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Milletimizi fazlasıyla layık olduğu o mutlu ve müreffeh yarınlara ulaştırmakta Allah'ın izniyle kararlıyız. Şunu bugün gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz: Mücadeleyle geçen 25 yılın sonunda Türkiye; ekonomiden savunma sanayisine, sağlıktan teknolojiye, tarımdan turizme her alanda artık sağlam bir zemine oturmuştur. Bu sağlam zemin üzerinde Türkiye Yüzyılı'nın inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı'nın inşası mutlaka gerçekleştirilecek, ülkemizi bir dünya devi yapma iddiamıza her gün biraz daha yaklaşacağız. 25 sene evvel ülkemizin büyük potansiyelini nasıl harekete geçirdiysek, aynı şekilde başlattığımız stratejik hamleleri de inşallah tamamlayacağız."
'NE YAPARSANIZ YAPIN, SULARI TERSİNE AKITAMAZSINIZ'
Türkiye'nin oraya koyduğu vizyondan rahatsız olanların olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Elbette bu vizyondan rahatsız olanlar vardır. Türkiye'nin harekete geçmesi, ayağa kalkması, böylesine bir gidişte barış ve adalet için öne atılması; masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor. Ülkemizin ihtilaflar yerine ittifakları büyütmesi, istikrarsızlıktan nemalanan şer odaklarını huzursuz ediyor. Bu hazımsızlıklarını son zamanlarda açıkça belli etmeye başladılar. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup, kardeşliğini güçlendirecek olmasının kimlerin oyununu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki; 'Ne yaparsanız yapın, suları tersine akıtamazsınız.' Kardeşlerim; yel gelir dirilir pınar oluruz, yel gelir irkilir ırmak oluruz, yel gelir gürler çağlayan oluruz ama önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık bir istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz. Biz ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de, bölgemizde de, dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız. Bütün tahriklere rağmen, bütün engellemelere rağmen, eğilmeden, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz."
'HİZMET ÜRETME KAYGISI OLMAYAN BİR SİYASETTEN NE ÜLKEYE NE DE MİLLETE HAYIR GELMEZ'
Son dönemde belediyelerde yapılan yolsuzluklara ilişkin konuşan Erdoğan, "Kardeşlerim, burada bir gerçeği de açıkça ifade etmekte fayda görüyorum. Madem bölgemiz ve dünya yüzyılda bir denk gelen çok kritik testlerden geçiyor, öyleyse siyasetin de kendini buna adapte etmesi gerekiyor. Bakınız, sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz. Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye, ne de millete hayır gelmez. Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz. Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır" dedi.
‘TÜRKİYE'Yİ SALT İKTİDAR KARŞITLIĞI ÜZERİNE KURULU CEPHE SİYASETİNDEN DE KURTARMAK ZORUNDAYIZ’
‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle ilgili mesajlar veren Erdoğan, "Şunun bilinmesini isterim ki; Türkiye'nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur. Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir. Türkiye'yi istismar siyasetinden olduğu gibi, salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken, diyalog zeminini güçlendirecek, hizmette ve eserde yarışı esas alacak. Milli menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Temennimiz, muhalefet cenahında da bu ihtiyacın farkına varılmasıdır. Tabii ki birbirimize eleştirilerimiz olabilir. Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir. Ama bunların hiçbiri, mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir. Bizim bir süredir dile getirdiğimiz, Ankara merkezli siyaset çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır. Büyük Türkiye mutabakatı; bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir” diye konuştu.
'ŞEHİTLERİMİZİN KANI, GAZİLERİMİZİN FEDAKARLIKLARI ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK BÜYÜK BİR VİCDANSIZLIKTIR'
“Ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu sözlerle tamamladı:
“Şimdi değerli kardeşlerim, 'Terörsüz Türkiye' sürecimizle Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihi bir adım attık. Şurası çok önemli: Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi. Hal böyleyken bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi hâline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakarlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır. Tek kelimeyle, şuursuzluktur. Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye'yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye'nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır. Tekrar söylüyorum; ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder. Çünkü geri adım atarsak Türkiye'nin istikbali olan gençler kaybeder. Türkiye'nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Unutmayın, tarih bizden bunu bekliyor. Millet bizden bunu bekliyor. Türkiye'nin başarısı için dua eden mazlumlar bizden bunu bekliyor. Çok çalışmamız, çok ter dökmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bütün teşkilatımdan canla başla çalışmalarını bekliyorum. Omuzlarınızdaki ağır yükü, ağır sorumluluğu hakkıyla taşıyacağınızdan en ufak bir şüphe duymuyorum. Emekleriniz için şimdiden sizlere teşekkür ediyorum."
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Rize haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Rize Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.