Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "COP31’e oldukça zorlu bir küresel ortamda hazırlanıyoruz. Jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği, büyüyen borç yükleri ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ülkelerin gündemini maalesef olumsuz etkiliyor. Aynı anda aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, yangınlar, su stresi ve gıda güvenliği riskleri insanların günlük hayatında daha görünür hale geliyor. Bu tablo bize çok temel bir gerçeği gösteriyor, İklim meselesi artık hayatın her alanına dokunuyor" dedi.

        Trabzon’da Mavi Diyalog-Okyanus ve Denizlerde İklim Değişikliği ve Dirençlilik Programı, Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu düzenlendi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, program kapsamında Almanya, İtalya, İngiltere, İspanya, Arjantin, Güney Kore, Çin, Azerbaycan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Macaristan, Yunanistan, Filipinler, Polonya, Hindistan, Sırbistan ve Fas olmak üzere 17 ülkeden davet edilen yabancı basın mensuplarının COP31 sürecine ilişkin sorularını yanıtladı.

        REKLAM

        ‘ORTAK İRADEYİ SAHAYA YANSITACAĞIZ’

        Bakan Kurum, iklim değişikliğinin günlük hayatta görünür hale geldiğini belirterek, “COP31’e oldukça zorlu bir küresel ortamda hazırlanıyoruz. Jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği, büyüyen borç yükleri ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ülkelerin gündemini maalesef olumsuz etkiliyor. Aynı anda aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, yangınlar, su stresi ve gıda güvenliği riskleri insanların günlük hayatında daha görünür hale geliyor. Bu tablo bize çok temel bir gerçeği gösteriyor, iklim meselesi artık hayatın her alanına dokunuyor. Enerjiye, sanayiye, tarıma, suya ve kalkınmaya dokunuyor. Tam da bu nedenle iklim diplomasisinde yeni bir döneme giriyoruz. Paris Anlaşması dünyaya ortak bir istikamet çizdi. Sonraki yıllarda çok önemli kararlar alındı. Önümüzdeki temel soru şu; aldığımız kararları ne kadar hızlı hayata geçirebiliriz? İnsanlar artık konferans salonlarında kurulan cümlelerin kendi şehirlerine, işlerine, sofralarına ve geleceklerine nasıl yansıdığını görmek istiyor. COP31 yaklaşımımız da bundan başlıyor; diyalog, uzlaşı, aksiyon. Önce dinleyeceğiz, ortak zemini kuracağız ardından ortak iradeyi sahaya yansıtacağız. Antalya’yı sözlerin projeye, projelerin yatırıma, yatırımların insanların hayatına dokunan sonuçlara dönüştüğü bir uygulama COP’u haline getirmek istiyoruz” diye konuştu.

        REKLAM

        ‘YATIRIMA HAZIR PROJELER GELİŞTİRECEĞİZ’

        İklim finansmanında yeni bir uygulama mekanizması oluşturacaklarını belirten Kurum, “Su kimyası, maalesef değişiyor. Deniz seviyesi yükseliyor. Habitatlar ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki baskı her geçen gün artıyor. Denizler de iklim eyleminin kenarında kalamaz. Çözümün tam merkezinde yer almaktadır. İşte Trabzon’da mavi diyalog programı bu anlayışla doğdu. Hükümetleri, uluslararası kuruluşları, akademiyi, özel sektörü, finans dünyası ve sivil toplumu aynı masa etrafında topluyoruz. Çünkü iyi biliyoruz ki dünyada sermaye, teknoloji, bilgi var. Büyük bir yatırım ihtiyacı da var. Fakat bunlar her zaman maalesef aynı noktada buluşamıyor. COP31’de bu mesafeyi aradan kaldırmak istiyoruz. Şundan eminiz ki hedefi projeye, projeyi finansmanla, finansmanı da uygulamayla buluşturmayı COP31’de başaracağız. Bu anlayışla çok çeşitli aksiyonlar alacağız, eylemleri ortaya koyacağız. Örneğin kıyı dirençliliği, mavi karbon, deniz kirliliği ve ekosistem restorasyon alanlarında yatırıma hazır projeler geliştireceğiz. Projesi olan ülkelerle finans kuruluşlarını aynı masa etrafına getirecek mavi proje hazırlama ve finansman mekanizması üzerinde çalışacağız. Bilimsel veri paylaşımını güçlendiren bir mavi veri ağı oluşturmak istiyoruz. Deniz sıcaklığından kirliliğe, kıyı erozyonundan biyolojik çeşitliliğe kadar kritik verileri daha kısa paylaşarak sorun büyüdükten sonra müdahale etmek yerine riski önceden gören sistemleri geliştireceğiz. Kara kaynaklı atıkları denize ulaşmasını önlemek amacıyla kıyıdan denize sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştıracağız” ifadelerini kullandı.

        REKLAM

        ‘VAR OLAN İMKANLARI TÜM DÜNYA ÜLKELERİ İLE PAYLAŞMAK ZORUNDAYIZ’

        İklim adaletine de vurgu yapan Bakan Kurum, hedefin şöyle konuştu:

        “Deniz çayırları, deltalar, sulak alanlar ve hassas kıyı ekosistemleri için koruma ve restorasyon çalışmalarını destekleyeceğiz. Özellikle ada devletleri denizlerde okyanuslar başlığında belki de en çok etkilenen ülkeler ve gelişmekte olan kıyı ülkelerinin proje hazırlama, teknoloji ve finansmana erişim kapasitesini güçlendireceğiz. Bu çok önemli. Çünkü o ülkeler, doğrudan iklim değişikliğinin etkileri ile karşı karşıyalar. Teknolojiyi, bilgiyi, veriyi paylaşacağız ve hep birlikte bu mücadeleyi yapacağız. İklim adaletini tek bir cümle ile ifade edecek olursak; hedefi paylaşacaksak imkanı da paylaşacağız. Var olan imkanları tüm dünya ülkeleri ile paylaşmak zorundayız. Tarihi sorumlulukları olmamasına rağmen iklim değişikliğinin etkileri maalesef yüzleşmek zorundalar. Dolayısıyla biz hep birlikte ‘Dünya ortak evimiz’ diyorsak ve buna ilişkin bir irade ortaya koymak istiyorsak bu iradeyi hep birlikte koyup imkanlarımızı da paylaşmak zorundayız. Bütün bunların sonucunu COP31’de takip edeceğiz.”

        REKLAM

        ‘DENİZLERİN GELECEĞİ İNSANLIĞIN GELECEĞİDİR’

        Türkiye’nin deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunması için yürüttüğü çalışmalara da değinen Kurum, "Marmara Denizi’nde müsilajın ardından sorunun kaynağına yöneldik. Atık su altyapısının dönüşümü için Dünya Bankası ile çalışarak yaklaşık 400 milyon avroluk finansman sağladık. Kıyıya komşu olan tüm illerde atık su arıtma tesislerinin kabiliyetini içeriğini değiştiriyoruz. Okyanuslar konusunda zaman daralıyor. Dünya okyanusların koruma altındaki oranı ile 2030 hedefleri arasında halen daha büyük bir mesafe var. İşte bu nedenle 5 yıl sonra COP31’e baktığımızda biz toplantı sayılarını hatırlamak istemiyoruz. Verilen taahhütleri tekrar etmek istemiyoruz. İşte bu nedenle 5 yıl sonra biz netice almak istiyoruz. Projelerin finansmana ulaşıp ulaşmadığını, kıyılar daha dirençli hale gelip gelmediğini, gelişmekte olan ülkelerin bu imkanlardan faydalanıp faydalanmadığını görmek istiyoruz. İnşallah Trabzon’da diyaloğu başlatacağız. Antalya’da ortak iradeyi oluşturacağız. Sonrasında bu iradeyi dünyanın farklı kıyılarına taşıyacağız. Sözü eyleme, hedefi projeye, projeyi sonuca dönüştüren bir COP31 için hep birlikte çalışacağız. Çünkü denizlerin geleceği kıyıların geleceğidir. Kıyıların geleceği insanlığın geleceğidir. İnsanlığın geleceği birlikte koruyabildiğimiz bu insanlığın mavi vatanına bağlıdır” dedi.

        REKLAM

        ‘AMERİKA’NIN ÖZEL SEKTÖRÜ BUNU NET BİR ŞEKİLDE İSTİYOR’

        Bakan Kurum, ABD’nin COP31 sürecine yönelik tutumuna ilişkin, “Amerika hükümet olarak geri adım atmış olabilir ama ben Amerika’daki odalara kayıtlı şirketlerle görüştüm. İşte Google, Apple, Amazon, Amerika’nın hatta dünyanın ekonomisine yön veren büyük firmalar. Evet, hükümet bu yönde bir karar aldı ama biz üretimi yapan sanayiciler ve üreticiler olarak böyle düşünmüyoruz. ‘COP31’de Amerika’yı temsilen ne yapmamız gerekiyorsa biz de bu başlıklarda çalışmak istiyoruz’ dediler. Neticede Amerika’nın özel sektörü bunu net bir şekilde istiyor. Ben toplumun da istediğini düşünüyorum. Bugün Amerika hükümeti böyle bir karar almış olabilir ama bir önceki dönemde bu işe liderlik etmek için bir mücadele vardı; onu da gördük. Dolayısıyla biz bu farklı bakışları bir kenara koyup asıl olan hedefe doğru kararlı adımları atmak zorundayız. Bugün böyle yarın farklı olabilir. Dün bütün üretimini Çin’de yapan ülkeler, bugün üretimi Çin’den nasıl çekerim çabası yapıyorlar. Yani doğru karar verip vermemek o ülkelerin geleceğini de doğrudan dolaylı etkiliyor. Çin ile görüşüyoruz. Çin sürece katılım sağlıyor, herhangi bir problem yok. Hatta ben Çin’i tebrik ediyorum. Böyle büyük bir coğrafya böyle büyük bir nüfusta bu dönüşüme kendi ülkesine liderlik ediyor. Elektrikli araçlardan tutun da işte yenilenebilir enerji üretim tesislerine kadar hem ülkesine hem de dünyanın farklı coğrafyalarında yatırımlar yapıyorlar. Yatırım fırsatları arıyorlar. Dolayısıyla Çin’de böyle bir problem yok. Rusya’yla aynı şekilde görüşmeleri yürütüyoruz. Sonuçta burada iklim değişikliği ile mücadele edeceksek ortak mutabakatta bir araya gelmemiz gerekiyor. Ben bir sorun görmüyorum. Amerika bugün böyle düşünüyor yarın farklı düşünebilir. Hiç önemli değil. Sonuçta insanı istiyor, sektörü istiyor, finans kuruluşları istiyor. Hükümet de doğrudan dolaylı zaten yatırımını ülkeye çekmek adına enerji kaynaklarını çeşitlendirmek adına yatırım yapıyor mu, yapıyor. Yapmak zorunda mı zorunda. İşte yaşadığımız krizler bunu bize gösteriyor. Dolayısıyla böyle bir sorun yok” diye konuştu.

        REKLAM

        ‘YAŞADIĞIMIZ KRİZLERDE TÜRKİYE BARIŞIN, HUZURUN ADRESİ OLMUŞ’

        Bakan Kurum, küresel iklim hedeflerine ulaşılması için trilyonlarca dolarlık finansmana ihtiyaç bulunduğunu belirterek, “Biz aslında Türkiye olarak dış politikadaki duruşumuzla o eşitlik ve hakkaniyet konusunda dünyada ender ülkelerden bir tanesiyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın yürütmüş olduğu dış politika bunu net bir şekilde gösteriyor. Bugün yaşadığımız krizlerde Türkiye barışın, huzurun adresi olmuş. Yaşadığımız gerek Orta Doğu’daki krizlerde, dünyanın başka coğrafyalarındaki krizlerde, Türkiye ara bulucu olmuş. Ara bulucu rolü üstlenmiş. Rusya Ukrayna ve diğer krizlerde bu tavrı sergiledik. Dolayısıyla burada da UNFCCC konusunda, COP sürecinde de bu tarafsızlığı ve güveni tüm dünyaya gösterdiğimizi düşünüyorum. Finansman konusunda şu an harcanan finansman özel sektörle birlikte 1,7 trilyon dolar seviyesinde. Ama o hedefleri yakalayabilmemiz için 7,50 ile 9 trilyon dolar para harcamamız gerekiyor. Burada taahhütlerin bir an önce uygulamaya dönmesi ve taahhütlerin gerçekleştirilmesi birinci öncelik. O yüzden tüm dünya ülkelerinde bu noktada taahhütlerini gerçekleştirmeye çağırıyoruz. Bu süreci takip ediyoruz. Bir taraftan şöyle bir sorun var; diyelim para var ama proje yok yani gelişmekte olan bir ülkenin bugün arıtma testi ile ilgili bir projesi yok. Temiz enerji ile ilgili bir projesi yok. O yüzden de uygulama mekanizması dediğimiz mekanizmayı hayata geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.

        REKLAM

        ‘DAHA FAZLA FİNANSMAN AYIRMAMIZ GEREK’

        Finansmanın daha verimli kullanılması gerektiğini vurgulayan Kurum, şöyle konuştu:

        “New York’ta 6 pilot ülkeyi açıklayacağız. Burada çalışmaları başlattık. Hatta Maliye Bakanlığımızla bu projenin geliştirilmesi için Türkiye olarak görüşmelerimizi de yaptık. Proje mekanizmasını kurabilmek için bir hibe desteği de sağlayacağız. Bu mekanizma hayata geçtiğinde hem verimliliği esas alacağız yani daha az parayla daha çok netice alacağımız işlere odaklanacağız. Uygulamayla projeyi birleştireceğiz. Bu hedefleri ortaya koyduk bu hedefleri koyduğumuzda doğrudan veya dolaylı ama merkezi hükümet ama özel sektör bu işleri yapabilmek için bütçesini arttırmak zorunda. Yaşadığımız süreçte aslında bu işe daha fazla bütçe ayırmamız gerektiğini söylüyor. İstediğiniz kadar krizlerden bahsedelim, sonuçta Avrupa eğer fosil yakıtlardan uzaklaşacaksa kendi enerjisini sağlayacaksa yenilenebilir enerjiden, nükleer santralden, hidrojen teknolojisinden başka çaresi yok. Fosil yakıtınız yoksa mecbursunuz. Dolayısıyla buradaki fırsatı teknolojiyi onlar kullanacak. Yatırımlarını çeşitlendirecek. Enerji ihtiyacını bu anlamda kendi sınırları içerisinde giderecek. Bütçe de aslında doğrudan o konulara o projelere aktarılmış olacak. Eylem gündemini yakalıyor olmamız bu işe daha fazla finansman ayırmamız gerektiğini zaten bize gösteriyor. Amacımız da bu hedefleri hayata geçirmek.”

        Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Trabzon haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Trabzon Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

        Benzer Haberler