Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Acıbadem Kayseri Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Sema Karaoğlu, halk arasında ‘su siğili' olarak bilinen molluscum contagiosum hastalığının doğrudan deri temasıyla bulaşan viral bir enfeksiyon olduğunu belirterek, özellikle çocuklarda ortak kullanılan oyuncak, havlu, lif ve sünger gibi eşyalar aracılığıyla da bulaşabileceğini söyledi.
        Dr. Sema Karaoğlu, su siğilinin günümüzde oldukça sık görüldüğünü belirterek, "Halk arasında su siğili olarak bilinen molluscum contagiosum, poxvirüs grubuna ait bir virüsün oluşturduğu bulaşıcı bir deri hastalığıdır. En sık 210 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Deride 15 milimetre çapında, parlak, kubbe şeklinde ve ortası hafif çökük papüller oluşur. Lezyonlar en sık kol, bacak, gövde ve yüzde görülmekle birlikte vücudun her bölgesinde ortaya çıkabilir" dedi.
        Antibiyotiklerin bu hastalıkta etkili olmadığını vurgulayan Karaoğlu, "Su siğili viral bir enfeksiyondur. Bu nedenle antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Hastalar zaman zaman antibiyotik kullanarak tedavi olmaya çalışıyor ancak bu yaklaşım doğru değildir" ifadelerini kullandı.
        Yetişkinlerde mutlaka değerlendirilmeli
        Çocukluk çağında bulaşmanın daha çok yakın temas ve ortak kullanılan eşyalarla gerçekleştiğini ifade eden Karaoğlu, yetişkinlerde ise durumun farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, şu ifadelere yer verdi:
        "Çocuklarda hastalık daha çok oyun sırasında oluşan yakın deri temasıyla bulaşır. Aynı havlu, lif, sünger ve oyuncakların ortak kullanılması bulaşmayı kolaylaştırabilir. Yetişkinlerde ise lezyonlar özellikle genital bölgede görülüyorsa cinsel temasla bulaşma ihtimali yüksektir. Bu nedenle erişkin hastalarda su siğili tespit edildiğinde diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar açısından da değerlendirme yapılması gerekir."
        Kaşıma, hastalığın yayılmasına neden olabilir
        Su siğilinin çoğu olguda bağışıklık sistemi tarafından 618 ay içerisinde kendiliğinden temizlenebildiğini belirten Karaoğlu, özellikle atopik dermatitli çocuklarda dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek, "Atopik bünyeli çocuklarda kaşıntı daha belirgindir. Kaşıma sırasında virüs sağlam deriye taşınarak yeni lezyonların oluşmasına neden olabilir. Ayrıca kaşıma sonucu ikincil bakteriyel enfeksiyonlar ve egzamatöz reaksiyonlar da gelişebilir" dedi.
        En etkili tedavi lezyonların uzaklaştırılmasıdır
        Tedavinin hastaya göre planlandığını belirten Karaoğlu, şu ifadeleri kullandı:
        "Lezyon sayısı azsa ve yayılım göstermiyorsa belirli bir süre izlem yapılabilir. Ancak lezyonlar hızla çoğalıyor, yüz ve göz kapağı gibi hassas bölgelerde bulunuyor ya da bulaştırıcılığı artırıyorsa tedavi edilmesi gerekir. Günümüzde en etkili tedavi yöntemlerinden biri küretaj ile lezyonların uzaklaştırılmasıdır. Küretaj sırasında lezyonun içindeki virüs içeren materyal tamamen temizlenir ve lezyon iyileşir. Bunun yanında hastanın yaşına, lezyonların sayısına ve yerleşimine göre farklı topikal tedavi seçenekleri de uygulanabilir. Su siğili korkulacak bir hastalık değildir ancak bulaşıcıdır. Özellikle çocuklarda lezyonların kaşınmaması, ortak havlu ve kişisel eşyaların kullanılmaması, yakın deri temasının azaltılması ve gerekli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurulması hem hastalığın yayılımını hem de aile içi bulaşı azaltacaktır."

        Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Kayseri haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Kayseri Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

        Benzer Haberler